Evlilikte mutlu olmak için yapmanız gerekenler…

1. Aşk, elini prize sokmak gibidir
Hepimiz hayatımızın aşkı ile karşılaştığımızda kalbimizin duracağını zannederiz. Oysa bu durum ancak üniversite çağlarındaki hormon patlamalarının marifetidir ve dolayısıyla da ancak o dönemde başınıza gelebilir. Romeo, Juliet ile karşılaştığında sadece 18 yaşında değil miydi? Yaşınız ilerledikçe, kendinize olan güveniniz artar, yalnız olmaya alışır ve kendi başınızın çaresine bakmakta usta hale gelirsiniz. Fakat tüm bu olumlu gelişmeler, ‘hayatınızın aşkını’ fark etmenizi biraz geciktirebilir; çünkü siz hâlâ üniversitedeki gibi sizi heyecandan kekeletecek bir kadın hayal ediyorsunuzdur. Çok geç olmadan bu hayale bir son verip gerçeklerle kucaklaşın ve sevgiliniz ayaklarınızı yerden kesmiyor diye onun yanlış kadın olduğunu düşünmekten vazgeçin. Tamam, ilk görüşte aşk diye bir şey var ve etrafınızdaki bazı şanslı insanların başına geliyor olabilir ama bu sizin de o ‘şanslı’ insanlardan olduğunuz anlamına gelmez. Hayatınızı bekleyerek geçirmek istemiyorsanız, sizi ilk görüşte kalp krizinin eşiğine getirmeseler de onlarla biraz vakit geçirince tahmin edemeyeceğiniz kadar heyecanlandırıcı olan kadınlara odaklanın.
2. Evlilik teslim olmak demektir
Evlilik yalnızca, kendini tamamen birine teslim etmek ve hep ‘ona ait’ olacağına dair söz vermek anlamına gelmez. Tabii ki hiçbir kadın kocasının başka kadınlarla ilişkiye girmesini hoş karşılamayacaktır; ama sırf bu nedenle evliliği bir çeşit hapishaneye benzetmek haksızlık olur. Öncelikle şunu aklınıza iyice sokun: Evlilik, bir adamın erkekliğinden ödün vermesi anlamına gelmez; aksine evlilik, bir erkeğin sahip olduğu yeni yönlerini keşfetmesini ve bir anlamda kendini gerçek anlamda tanımasını sağlayan bir oluşumdur.
3. Eşinizle ortak noktanız olmalı
Ruh ikizi sevimli bir laf; ama burada bahsedilen şey gerçek anlamda ikiz olmak değil. Bu nedenle evleneceğiniz kadının sizin aynınız olması gerektiği gibi saçma bir düşünceye kapılmayın. Tam tersi evli olmak başka bir görüş açısına sahip olabilmek; yani yeri geldiğinde eşiniz vasıtasıyla olaylara çok başka bir açıdan bakabilmek olmalı. Çocuk sahibi olmak, nasıl bir ev satın alınacağı ya da yaşanacak şehir konusunda ortak noktalarda birleşebilecek bakış açılarına sahip olmanızı gerekir. Ancak bu konular dışında birbirinizden ne kadar farklı olursanız o kadar iyidir; çünkü evlilik, kendinizi şimdiye kadar hiç görmediğiniz bir açıdan görüp değerlendirebilmek, karşınızdaki insandan bir şeyler öğrenip aranızdaki farkların birbirinize bir şeyler eklemesini sağlayabilmek olmalı.
4. Eşiniz mükemmel olmalı
Erkeklerin evlenme konusunda kararsız olmalarının temelinde hayallerindeki kadının mükemmel olması gibi saçma bir saplantı yatar. Oysa karşınıza çıkan tüm kadınların mükemmel olmasını beklemek biraz aptallıktır. Hayatınızın aşkı olması için bir kadının mükemmel olmasına gerek yok. Hem, o kadar mükemmelse sizinle ne işi var? Sonuç olarak önemli olan, en kötü zamanlarınızda bile eşinizin yanınızda olup olmadığı, sizi önyargıyla yargılamadan düşücülerinizi dinleyip dinlemediği ve sizi hatalarınızla sevip sevmediğidir.Mutlu Olmak İçin
1. Aşk, elini prize sokmak gibidir
Hepimiz hayatımızın aşkı ile karşılaştığımızda kalbimizin duracağını zannederiz. Oysa bu durum ancak üniversite çağlarındaki hormon patlamalarının marifetidir ve dolayısıyla da ancak o dönemde başınıza gelebilir. Romeo, Juliet ile karşılaştığında sadece 18 yaşında değil miydi? Yaşınız ilerledikçe, kendinize olan güveniniz artar, yalnız olmaya alışır ve kendi başınızın çaresine bakmakta usta hale gelirsiniz. Fakat tüm bu olumlu gelişmeler, ‘hayatınızın aşkını’ fark etmenizi biraz geciktirebilir; çünkü siz hâlâ üniversitedeki gibi sizi heyecandan kekeletecek bir kadın hayal ediyorsunuzdur. Çok geç olmadan bu hayale bir son verip gerçeklerle kucaklaşın ve sevgiliniz ayaklarınızı yerden kesmiyor diye onun yanlış kadın olduğunu düşünmekten vazgeçin. Tamam, ilk görüşte aşk diye bir şey var ve etrafınızdaki bazı şanslı insanların başına geliyor olabilir ama bu sizin de o ‘şanslı’ insanlardan olduğunuz anlamına gelmez. Hayatınızı bekleyerek geçirmek istemiyorsanız, sizi ilk görüşte kalp krizinin eşiğine getirmeseler de onlarla biraz vakit geçirince tahmin edemeyeceğiniz kadar heyecanlandırıcı olan kadınlara odaklanın.
2. Evlilik teslim olmak demektir
Evlilik yalnızca, kendini tamamen birine teslim etmek ve hep ‘ona ait’ olacağına dair söz vermek anlamına gelmez. Tabii ki hiçbir kadın kocasının başka kadınlarla ilişkiye girmesini hoş karşılamayacaktır; ama sırf bu nedenle evliliği bir çeşit hapishaneye benzetmek haksızlık olur. Öncelikle şunu aklınıza iyice sokun: Evlilik, bir adamın erkekliğinden ödün vermesi anlamına gelmez; aksine evlilik, bir erkeğin sahip olduğu yeni yönlerini keşfetmesini ve bir anlamda kendini gerçek anlamda tanımasını sağlayan bir oluşumdur.
3. Eşinizle ortak noktanız olmalı
Ruh ikizi sevimli bir laf; ama burada bahsedilen şey gerçek anlamda ikiz olmak değil. Bu nedenle evleneceğiniz kadının sizin aynınız olması gerektiği gibi saçma bir düşünceye kapılmayın. Tam tersi evli olmak başka bir görüş açısına sahip olabilmek; yani yeri geldiğinde eşiniz vasıtasıyla olaylara çok başka bir açıdan bakabilmek olmalı. Çocuk sahibi olmak, nasıl bir ev satın alınacağı ya da yaşanacak şehir konusunda ortak noktalarda birleşebilecek bakış açılarına sahip olmanızı gerekir. Ancak bu konular dışında birbirinizden ne kadar farklı olursanız o kadar iyidir; çünkü evlilik, kendinizi şimdiye kadar hiç görmediğiniz bir açıdan görüp değerlendirebilmek, karşınızdaki insandan bir şeyler öğrenip aranızdaki farkların birbirinize bir şeyler eklemesini sağlayabilmek olmalı.
4. Eşiniz mükemmel olmalı
Erkeklerin evlenme konusunda kararsız olmalarının temelinde hayallerindeki kadının mükemmel olması gibi saçma bir saplantı yatar. Oysa karşınıza çıkan tüm kadınların mükemmel olmasını beklemek biraz aptallıktır. Hayatınızın aşkı olması için bir kadının mükemmel olmasına gerek yok. Hem, o kadar mükemmelse sizinle ne işi var? Sonuç olarak önemli olan, en kötü zamanlarınızda bile eşinizin yanınızda olup olmadığı, sizi önyargıyla yargılamadan düşücülerinizi dinleyip dinlemediği ve sizi hatalarınızla sevip sevmediğidir.Mutlu Olmak İçin